Sepetim (0) Toplam: 0,00TL
%30
Hekate

HekateHayat Veren Tanrıçanın Ölüm Tanrıçasına Dönüşümü

Liste Fiyatı : 500,00TL
İndirimli Fiyat : 350,00TL
Kazancınız : 150,00TL
Taksitli fiyat : 1 x 350,00TL
9786256925779
366142
Hekate
Hekate Hayat Veren Tanrıçanın Ölüm Tanrıçasına Dönüşümü
350

Antik Çağ’ın en büyük ozanlarından kabul edilen Hesiodos, Theogonia (Tanrıların
Doğuşu) adlı eserinde Anadolu’nun Ulu Tanrıçası Hekate’ye övgüler dizerek, onu
onurlandırır. Theogonia’nın bu bölümünün Hekate’ye övgü dolu olması nedeniyle
“Hekate’ye İlahi” olarak adlandırılır ve ona adanır.
Ana Tanrıça Hekate, Anadolu’nun Karya Bölgesinde muhtemelen beş yüz yıldan
daha fazla bir süre tapım gördükten sonra ozan Hesiodos’un babasının Anadolu’nun
Kyme kentinden Boiotia’ya göçüyle beraber Hekate inancı da bu şekilde
Yunanistan’a yerleşir. MÖ 7. yüzyıldan itibaren Yunanistan şehirlerinde tapınım
görmeye başlar ve Yunan edebiyatında gizemli bir tanrıça olarak efsaneleşir.
Hekate Yer’de, Gök’te ve Yeraltı’nda egemenliğini ilan eden ilk “Üçlü Tanrıça”
olup, yaşam ve ölüm üzerindeki gücün temsilidir. Yaşamın ve ölümün her aşamasında
insanları koruma gücünün sahibidir. Özellikle; kralların, savaşçıların, atletlerin,
atlıların, balıkçıların ve çobanların velinimetidir. Şifacı yönüyle hastalıkları iyileştiren,
kötülükleri azaltan, felaketleri hafifleten ve ruhsal hastalıkları tedavi edendir. Aynı
zamanda doğumun yardımcısıdır.
En eski yazılı kaynak olarak bilinen bu esere göre Hekate; Ana Tanrıça Kibele’yle
boy ölçüşebilecek derecede evrensel niteliğe sahip çok güçlü bir tanrıçadır. Ancak
Yunanistan’da bu evrensel özelliğini ve “Büyük Tanrıça” rolünü zamanla kaybeder.
Ay ile bağlantılı ölülerin ve hayaletlerin tanrıçası olarak rolü gölgelenir. Hekate
geceleri yalnız yollarda karşılaşılabilecek çok korkulan kötü bir şeytana dönüşür.
İnsanlara delilik ve korkunç kâbuslar yükleyebilecek yeteneğe sahip, gece
yaratıklayla kötü davranışlar sergileyen büyü ve yer altı tanrıçası olarak ünlenir. Antik
dünyanın bütün tanrıçalarının en gizemlisi ve korkuncu olarak tanımlanır.
Ancak Antik Dönem’den, Klasik, Helenistik ve Roma Dönemi’ne kadar geçen
yüzyıllar içerisinde Hekate şekil değiştirerek başkalaşır. Klasik Dönem boyunca
kavşakların ve girişlerin büyülü ve hayaletvari özellikleriyle yakından ilişkilendirilen
bir figüre ve yer altı dünyasının refakatçisine dönüşür. Onun pozitif ve koruyucu
doğası tamamen gizlenmese de zaman içerisinde kötülüklerle özdeşleştirilir.
Kadınlara doğumunda yardım eden, gençliğin/çocukların bakımını üstlenen bir tanrıça
iken, ölümcül kötü ruhlarla ilişkiledirilerek tıpkı Lilith gibi “Hayat veren
Tanrıça’dan Ölüm Tanrıçası’na” evrilir.
Başlangıçta Hekate; tıpkı Artemis ve Demeter gibi canlıları besleyen “herşeyin
anası” olarak kabul edilir. Doğuran, besleyen, büyüten ve bereketi sağlayan, insanları
hastalıklardan ve kötülüklerden koruyan “Ana Tanrıça” iken, zamanla saygınlığını
ve kutsallığını kaybederek ölüm, karanlık, kötülük ve büyücülükle ilişkilendirilir. MÖ
5. yüzyıldan itibaren Hekate yer altı ve ay tanrıçası kimliğiyle tanımlanır. Artık O,
hayaletlerin ve köpeklerin eşliğinde dolaşan, karanlık yolların ve kavşakların
tanrıçasıdır. Yerlerin, göklerin ve suların hâkimi iken, kötü ruhlar ve büyüyle
bağdaştırılarak kendisinden korkulan bir cadıya dönüştürülür. İnsanlara kararlarında
yardımcı olan, ışık saçan, yol gösteren kişiliği Hıristiyanlıkla birlikte yer altı
dünyasının yaşlı büyücüsüne ve şeytanla işbirliği yapan “Cadılar Tanrıçası”
kimliğine bürünür. Dişi tanrısal bilgeliğin sembolü olan “yılan” da şeytanla bir
tutularak Hekate ile birlikte aşağılanır.
Hekate her ne kadar şeytan, hortlak, karabasan vb. öbür dünya yaratıklarını yöneten
cadı tanrıça olarak belleklere yerleştirilse de yaşam ve ölüm üzerindeki gücün temsili
olarak Hıristiyanlıkta başka bir vücut bulur.
21. yüzyılda tıp dünyasındaki bunca gelişmeye karşın, şifayı hâlâ Hekate gibi dişil bir
güçte arayanlar azımsanmayacak sayıdadır. Günümüzde Meryem Ana Manastırı’nın
yaslandığı kayadan damlayan suyun kutluluğuna, iyileştirici niteliğine inanan birçok
insan Türkiye’ye akın etmektedir. Çocuğu olmayan çocuk yapmak için, hastalığı olan
iyileşmek için, sakatlar sakatlıklarını gidermek için Meryem Ana’ya koşmaktadır.
Hatta “Wicca” adı altında yapılan pagan uygulayıcılarının temsilcisi de Hekate’dir.
Ve birçok wiccan yüzyıllarca yıl öncesinin Ana Tanrıçası Hekate’ye yakarmaktadır.
Her ne kadar “Korkunç Ana” veya “Ölüm Anası” konseptiyle “kutsal kadına”
karşı olumsuz bir toplumsal bilinç oluşturularak kadının saygınlığı yok edilmeye
çalışılsa da Roma Capitoline Müzesi’nde yedi ışınlı güneş tacı, elindeki meşalesiyle
sergilenen Hekate Heykeli; New York’taki limana “Sürgünlerin Annesi” olarak
yerleştirilen “Özgürlük Heykeli” ile özdeşleşmiş, Antik Dönem gemicilerinin

koruyuculuğundaki gibi modern dünyaya “Işık Saçan Hekate” olarak sanki yeniden doğmuştur.

  • Açıklama
    • Antik Çağ’ın en büyük ozanlarından kabul edilen Hesiodos, Theogonia (Tanrıların
      Doğuşu) adlı eserinde Anadolu’nun Ulu Tanrıçası Hekate’ye övgüler dizerek, onu
      onurlandırır. Theogonia’nın bu bölümünün Hekate’ye övgü dolu olması nedeniyle
      “Hekate’ye İlahi” olarak adlandırılır ve ona adanır.
      Ana Tanrıça Hekate, Anadolu’nun Karya Bölgesinde muhtemelen beş yüz yıldan
      daha fazla bir süre tapım gördükten sonra ozan Hesiodos’un babasının Anadolu’nun
      Kyme kentinden Boiotia’ya göçüyle beraber Hekate inancı da bu şekilde
      Yunanistan’a yerleşir. MÖ 7. yüzyıldan itibaren Yunanistan şehirlerinde tapınım
      görmeye başlar ve Yunan edebiyatında gizemli bir tanrıça olarak efsaneleşir.
      Hekate Yer’de, Gök’te ve Yeraltı’nda egemenliğini ilan eden ilk “Üçlü Tanrıça”
      olup, yaşam ve ölüm üzerindeki gücün temsilidir. Yaşamın ve ölümün her aşamasında
      insanları koruma gücünün sahibidir. Özellikle; kralların, savaşçıların, atletlerin,
      atlıların, balıkçıların ve çobanların velinimetidir. Şifacı yönüyle hastalıkları iyileştiren,
      kötülükleri azaltan, felaketleri hafifleten ve ruhsal hastalıkları tedavi edendir. Aynı
      zamanda doğumun yardımcısıdır.
      En eski yazılı kaynak olarak bilinen bu esere göre Hekate; Ana Tanrıça Kibele’yle
      boy ölçüşebilecek derecede evrensel niteliğe sahip çok güçlü bir tanrıçadır. Ancak
      Yunanistan’da bu evrensel özelliğini ve “Büyük Tanrıça” rolünü zamanla kaybeder.
      Ay ile bağlantılı ölülerin ve hayaletlerin tanrıçası olarak rolü gölgelenir. Hekate
      geceleri yalnız yollarda karşılaşılabilecek çok korkulan kötü bir şeytana dönüşür.
      İnsanlara delilik ve korkunç kâbuslar yükleyebilecek yeteneğe sahip, gece
      yaratıklayla kötü davranışlar sergileyen büyü ve yer altı tanrıçası olarak ünlenir. Antik
      dünyanın bütün tanrıçalarının en gizemlisi ve korkuncu olarak tanımlanır.
      Ancak Antik Dönem’den, Klasik, Helenistik ve Roma Dönemi’ne kadar geçen
      yüzyıllar içerisinde Hekate şekil değiştirerek başkalaşır. Klasik Dönem boyunca
      kavşakların ve girişlerin büyülü ve hayaletvari özellikleriyle yakından ilişkilendirilen
      bir figüre ve yer altı dünyasının refakatçisine dönüşür. Onun pozitif ve koruyucu
      doğası tamamen gizlenmese de zaman içerisinde kötülüklerle özdeşleştirilir.
      Kadınlara doğumunda yardım eden, gençliğin/çocukların bakımını üstlenen bir tanrıça
      iken, ölümcül kötü ruhlarla ilişkiledirilerek tıpkı Lilith gibi “Hayat veren
      Tanrıça’dan Ölüm Tanrıçası’na” evrilir.
      Başlangıçta Hekate; tıpkı Artemis ve Demeter gibi canlıları besleyen “herşeyin
      anası” olarak kabul edilir. Doğuran, besleyen, büyüten ve bereketi sağlayan, insanları
      hastalıklardan ve kötülüklerden koruyan “Ana Tanrıça” iken, zamanla saygınlığını
      ve kutsallığını kaybederek ölüm, karanlık, kötülük ve büyücülükle ilişkilendirilir. MÖ
      5. yüzyıldan itibaren Hekate yer altı ve ay tanrıçası kimliğiyle tanımlanır. Artık O,
      hayaletlerin ve köpeklerin eşliğinde dolaşan, karanlık yolların ve kavşakların
      tanrıçasıdır. Yerlerin, göklerin ve suların hâkimi iken, kötü ruhlar ve büyüyle
      bağdaştırılarak kendisinden korkulan bir cadıya dönüştürülür. İnsanlara kararlarında
      yardımcı olan, ışık saçan, yol gösteren kişiliği Hıristiyanlıkla birlikte yer altı
      dünyasının yaşlı büyücüsüne ve şeytanla işbirliği yapan “Cadılar Tanrıçası”
      kimliğine bürünür. Dişi tanrısal bilgeliğin sembolü olan “yılan” da şeytanla bir
      tutularak Hekate ile birlikte aşağılanır.
      Hekate her ne kadar şeytan, hortlak, karabasan vb. öbür dünya yaratıklarını yöneten
      cadı tanrıça olarak belleklere yerleştirilse de yaşam ve ölüm üzerindeki gücün temsili
      olarak Hıristiyanlıkta başka bir vücut bulur.
      21. yüzyılda tıp dünyasındaki bunca gelişmeye karşın, şifayı hâlâ Hekate gibi dişil bir
      güçte arayanlar azımsanmayacak sayıdadır. Günümüzde Meryem Ana Manastırı’nın
      yaslandığı kayadan damlayan suyun kutluluğuna, iyileştirici niteliğine inanan birçok
      insan Türkiye’ye akın etmektedir. Çocuğu olmayan çocuk yapmak için, hastalığı olan
      iyileşmek için, sakatlar sakatlıklarını gidermek için Meryem Ana’ya koşmaktadır.
      Hatta “Wicca” adı altında yapılan pagan uygulayıcılarının temsilcisi de Hekate’dir.
      Ve birçok wiccan yüzyıllarca yıl öncesinin Ana Tanrıçası Hekate’ye yakarmaktadır.
      Her ne kadar “Korkunç Ana” veya “Ölüm Anası” konseptiyle “kutsal kadına”
      karşı olumsuz bir toplumsal bilinç oluşturularak kadının saygınlığı yok edilmeye
      çalışılsa da Roma Capitoline Müzesi’nde yedi ışınlı güneş tacı, elindeki meşalesiyle
      sergilenen Hekate Heykeli; New York’taki limana “Sürgünlerin Annesi” olarak
      yerleştirilen “Özgürlük Heykeli” ile özdeşleşmiş, Antik Dönem gemicilerinin

      koruyuculuğundaki gibi modern dünyaya “Işık Saçan Hekate” olarak sanki yeniden doğmuştur.

      Stok Kodu
      :
      9786256925779
      Boyut
      :
      14*21
      Sayfa Sayısı
      :
      234
      Basım Yeri
      :
      Ankara
      Basım Tarihi
      :
      2025
  • Taksit Seçenekleri
    • Tüm Kartlar
      Taksit Sayısı
      Taksit tutarı
      Genel Toplam
      Tek Çekim
      350,00   
      350,00   
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat